PerAModa Group Organizasyonları Dev Bir Business Network'e D...
PerAModa Group Organizasyonlar...
20:4730 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
İnsan, en çok kendine alışır. Aynı acılara, aynı tepkilere, aynı kırılma biçimlerine… Ve çoğu zaman değiştiğini sandığı hâlde, aslında sadece aynı hikâyeyi başka cümlelerle tekrar eder. Ben de öyleydim.
Ama artık değilim.
Bir zamanlar gecelerime eşlik eden şarkılar vardı; insanın içini söküp alan, geçmişi durmadan hatırlatan o tanıdık ezgiler… Şimdi suskunlar. Geçmiş hâlâ kapımı çalıyor belki ama açmıyorum. Çünkü anladım ki bazı kapılar, kapalı kaldığında insanı korur.

Eskiden bir kadeh yeterdi içimde düğümlenenleri çözmeye ya da daha da sıkılaştırmaya. Şimdi ne boğazım düğümleniyor ne de kelimeler içimde birikiyor. Anlatmamayı öğrendim. Her şeyi paylaşmanın bir erdem olmadığını, bazı duyguların insanın kendi içinde olgunlaşması gerektiğini…

Bir başka değişim de şu: Artık kimse için yanmıyorum. Ne bir sigaranın ucunda ne de bir hatırın gölgesinde… Külünü savurduğum her şey, beni bana biraz daha yaklaştırıyor. Eksilmek değil bu; aksine, fazlalıklardan arınmak.
Eskiden hasret ağırdı, şarkılar yaralardı. Şimdi ise “bitti” dediğim şeyleri, tereddüt etmeden hayatımdan çıkarabiliyorum.

İnce bir çizgide yürür gibi değil; aksine, net ve kararlı bir kesiş bu. Çünkü insan bazen iyileşmek için keskin olmak zorunda kalır.
En şaşırtıcı olan ise şu: Artık acımıyor.
Kalbim sızlamıyor, gözlerim dolmuyor. Bir zamanlar beni paramparça eden sözler şimdi bana ulaşamadan geri dönüyor. Demek ki mesele, dünyanın ne söylediği değilmiş; insanın içinde neye izin verdiğiymiş.

Yoruluyorum sanırdım, meğer savaşmaktan yoruluyormuşum. Şimdi savaşmıyorum. Kalkanım yok belki ama yaralarım da yok. Çünkü her şeyi savuşturmaya çalışmak yerine, bazı şeylerin bana değmemesine izin vermeyi öğrendim.
Korku da gitti ardından.
Yarın ne olur, bugün ne getirir… Eskisi kadar önemli değil. Hayatı didik didik etmeyi bıraktım. Çünkü bazı cevaplar, arandıkça değil, vazgeçildikçe ortaya çıkıyor.
Ve en sonunda şunu fark ettim:
İnsan, kendi fanusunu kendi kırıyor.
Ben de kırdım. Artık dar sularda yüzmüyorum. Derinlik korkutmuyor beni. Kırılan kanatlarımın iyileştiğini görmek, yeniden uçmayı öğrenmek… İşte asıl değişim bu.
Ben eski ben değilim.
Ve ilk kez, bu hâlimle gerçekten tamamım.
09.09.2026 - 07:38
12.07.2026 - 03:53
11.06.2026 - 00:25
27.05.2026 - 18:55
23.05.2026 - 20:20
08.05.2026 - 14:04
24.04.2026 - 21:04
09.04.2026 - 13:20
04.04.2026 - 16:07
03.04.2026 - 19:12
24.03.2026 - 23:49
14.03.2026 - 11:53
06.03.2026 - 22:02
02.03.2026 - 01:11
21.02.2026 - 03:51
10.02.2026 - 23:51
05.02.2026 - 04:19
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.