x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim
Anahtar Deliğinden Özgürlüğe.
Anahtar Deliğinden Özgürlüğe.

Kapıdan çıktığını gördüm annemin. Sessiz adımlarla sokak kapısına yanaştım. Bahçedeki ağaçların kokusu bile o an özgürlük gibiydi. Gözümü anahtar deliğine dayadım; emin olmalıydım… gitmişti artık. Sokak benim için küçücük bir delikten ibaret bir evrendi.

Yan komşunun kızı Naciye bebeğini kucağına almış karşı kaldırımda oturuyordu. Arif , Hakan top oynuyordu. Ben ise bir kapı deliğinin içinden seslenen ince bir gölgeydim:

“Top gelir kafana Naciye, çekil!”

Sesim komik çıkıyordu belki ama kalbim sokağın tam ortasında atıyordu. O küçücük delikten çocukluğa karışıyordum. Sanki onlarla aynı kaldırımda oturuyor, aynı tozu yutuyor, aynı oyuna dahil oluyordum.

Ama o oyunun arkasında hep bir gölge vardı: korku.

Yakalanırsam…

Yine suratımda bir terlik...

Yine kollarımda, yüzümde yanma.

Yine “sus, ağlama, içine ağla” emirleri.

Bir yanda çocuk olma arzusu, diğer yanda cezanın ayak sesleri…

Mahallenin çocuklarına anahtar deliğinden tembihliyordum:

“Annemi görürseniz söyleyin olur mu?”

O kadar küçüktüm ki, nöbet sistemimi bile kurmuştum.

Çocuk aklımla özgürlüğe taktik yapıyordum.

Sonra o ses:

“Zeynep teyze geliyor, kaçııın!”

Kapıdan nasıl uzaklaştım hatırlamıyorum. Pembe naylon terliklerim çamura saplandı, kalbim göğsümden fırlayacak gibiydi. Kapının gıcırtısı ile kalbimin çarpışı birbirine karıştı. Ardından o sert çarpma sesi yankılandı...

Ev, huzurun bittiğini ilan etti.

Her zamanki soru:

“Ben yokken ne yaptın?”

Yalan söylememek için gerçeği kırptım.

“Bahçeye top düştü, geri attım. Yedi renkli peygamber çiçeğiyle kolonya yaptım…”

Tabiki İnanmadı.

Ama inanmış gibi yaptı.

Ve ben biliyordum… bunun bedeli ağır olacaktı.

O gün bir karar verdim.

Bir gün kapı deliğini büyütecektim.

Dünyayı daha geniş görecektim.

İki gün sonra fırsat buldum...

“Tarsus’a gidiyorum, sakın kapıyı açma kimseye ve dışarı çıkma.” talimatları sıralandı. Sabahın karanlığında avluyu süpürmeye başladım. Küçücük ellerimle koca çalı süpürgesini sürüklüyordum. Parmaklarım yanıyordu ama içimde bir heyecan vardı.

Çekiç.

Torna vida.

Ve bir plan,çok mutluydum.

Tahtayı oya oya, talaş döke döke küçücük bir özgürlük alanı açtım kendime. Elimin yarısı kadar bir parça düştü. Geri yerine yerleştirip denedim. Kimse anlamayacaktı.

Başarmıştım.

O an bir çocuk değil, bir mucittim sanki.

Özgürlüğünü kendi icat eden bir çocuk.

Kapıyı açtım. Bu kez sadece bakmadım. Çıktım.

Kızlar evcilik oynuyordu. Elif seslendi:

“Gelsene Çiğdem, sen anne ol!”

Anne rolü…

Ne ironik.

Küçük bir tabureye oturdum. Elime değnek verdiler.

“Zeynep teyzenin seni dövdüğü gibi bizi masuscuktan dövsene.”

İşte o an içimde başka bir kapı açıldı.

Herkes biliyordu.

Herkes görüyordu.

Ama ben yinede annemi savundum:

“Annem suçum var diye dövüyor… Beni çok seviyor aslında. Geceleri ben uyurken gizlice öpüyor.”

Bunu söylerken burnumun direği sızladı.

Çünkü annem beni hiç uyurken öpmemişti.

Ama anneler severdi.

Sevgi belli edilmese de vardı…

Böyle öğretmişti anneannem.

Ben de o sevgiye inanmak istiyordum.

Eve girip hıçkıra hıçkıra ağladım.

Zaten ağlamak yasaktı bana.

O gün ilk defa doyasıya ağladım.

İçimdeki zehri akıttım.

Annem erken döndü Tarsus tan .

Beş dakikalık çocukluğun bedeli ağır oldu.

Bu kez terlik değil, hortum.

Ama garip bir şey olmuştu.

Canım eskisi kadar yanmıyordu.

Çünkü o gün şunu öğrenmiştim:

Ağlamak zayıflık değildi.

Ağlamak zehri boşaltmaktı.

Ağlamak, içindeki çocuğu yaşatmaktı.

Ben bunu altı yaşımda öğrendim.

Bir kapı deliğinden dünyaya bakan o çocuk, aslında özgürlüğün ne demek olduğunu herkesten önce anlamıştı.

 

İşte o yüzden kapı hikâyelerimi şimdi tuvale aktarıyorum.

Bir zamanlar anahtar deliğinden baktığım dünyayı, bugün fırçamın ucundan dışarı bırakıyorum.

Vücuduma zerk edilen zehri başka türlü temizleyemedim.

Ne susarak geçti,

Ne unutuyormuş gibi yaparak.

Ama boya akarken geçti.

Renkler birbirine karışırken geçti.

Tuvalde açılan her kapı, içimde kapanan bir yaraya merhem oldu.

Eskiden dünyaya açılan kapının arkasında duran çocuktum.

Şimdi o kapıyı çizen, ışığı içeri alan yetişkinim.

Her resimde bir eşik var.

Bir içeri giren çocuk…

Bir de dışarı çıkan çocuk.

O kapıdan içeri giren çocuğun gözlerinde korkuyu görüyorum.

Kendimi görüyorum.

Dizlerinin titremesini, kalbinin gıcırtılı bir kapı gibi çarpmasını…

Ama o kapıdan çıkan çocuk aynı değil.

Biraz daha büyümüş,

Biraz daha dirençli,

Biraz daha kendi olmuş.

Çünkü her eşik insanı değiştirir.

Her kapı iki dünya arasındaki ince çizgidir.

Ben o farkı anlayabiliyorum artık.

İçeri giren çocuğun suskunluğunu,

Dışarı çıkan çocuğun sessiz cesaretini…

Belki de resim yapmak benim için sadece sanat değil;

Bir yüzleşme,

Bir arınma,

Bir iyileşme biçimi.

Kapıyı büyütemeyen o altı yaşındaki kız çocuğu,

Bugün tuvalde kapılar açıyor.

Ve her kapının aralığından

Bir çocuk daha özgürleşiyor.🙏🤭🫣

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar(26 Yorum)
Yorumları sırala
Hikmet Doruk
Hikmet Doruk 21 Feb 2026, 14:55

Acını okurken hissettim kardeşim… Söylenecek çok söz var ama ne çare?

Hikmet Doruk
Hikmet Doruk 21 Feb 2026, 14:55

Acını okurken hissettim kardeşim… Söylenecek çok söz var ama ne çare?

İrem Gül Şahin
İrem Gül Şahin 21 Feb 2026, 16:34

Yazın adeta bir tablo gibi; her paragraf ayrı bir renk, ayrı bir derinlik taşıyor. Seninle gurur duyuyorum 👏🏼🤍

Çiğdem Tatlısu
Çiğdem Tatlısu 21 Feb 2026, 16:36

Zamanla yaralar kapanıyor ama hafızadan silinmiyor, unutulmuyor. Yaşamışlığının aktarımı çok güzeldi, bu yazıyı okuyan herkes benim gibi etkilenmiş olmalı.

Çiğdem Tatlısu
Çiğdem Tatlısu 21 Feb 2026, 16:36

Zamanla yaralar kapanıyor ama hafızadan silinmiyor, unutulmuyor. Yaşamışlığının aktarımı çok güzeldi, bu yazıyı okuyan herkes benim gibi etkilenmiş olmalı.

Senem
Senem 21 Feb 2026, 18:31

Her Annenin evlat sevgisi aynı olsa keşke çok üzgünüm seni de cesaretinden dolayı kutluyorum yazıya da tablolarına da yansıtman şifana vesile olsun diliyorum 🙏❤️

Senem
Senem 21 Feb 2026, 18:31

Her Annenin evlat sevgisi aynı olsa keşke çok üzgünüm seni de cesaretinden dolayı kutluyorum yazıya da tablolarına da yansıtman şifana vesile olsun diliyorum 🙏❤️

Binnaz Şit
Binnaz Şit 21 Feb 2026, 19:39

😢cok zor bır cocukluk yasayarak bu kadar başarılı bu kadar cok yönlü ve bu kadar güçlü bır kadın olmak asla kolay bısey degıl..hayatımda tanıdığım bu kadar sosyal bu kadar yetenekli hayattaki ,kötülüklere ,zorluklara duvar gıbı dimdik duramayan nadir güçlü kadınların başındasın güzel prenses...melek kalbinle dokunduğu her yerı ve herseyı güzelleştırıyorsun...ıyıkı senın gıbı bır insanı tanıdım....

Binnaz Şit
Binnaz Şit 21 Feb 2026, 19:39

😢cok zor bır cocukluk yasayarak bu kadar başarılı bu kadar cok yönlü ve bu kadar güçlü bır kadın olmak asla kolay bısey degıl..hayatımda tanıdığım bu kadar sosyal bu kadar yetenekli hayattaki ,kötülüklere ,zorluklara duvar gıbı dimdik duramayan nadir güçlü kadınların başındasın güzel prenses...melek kalbinle dokunduğu her yerı ve herseyı güzelleştırıyorsun...ıyıkı senın gıbı bır insanı tanıdım....

Dilek
Dilek 22 Feb 2026, 19:16

Canım seni yürekten tebrik ederim, içinden gelenleri bu şekilde dile getirmen gerçekten takdire şayan

Dilek
Dilek 22 Feb 2026, 19:16

Canım seni yürekten tebrik ederim, içinden gelenleri bu şekilde dile getirmen gerçekten takdire şayan

İnci
İnci 22 Feb 2026, 20:23

Canım benim her bir satırı gerçek yaşanmış duygulu çok şeyler söylenecek sözler var hepsini derinden hissettim ama yaşadığın acılar seni olgunlaştırmış deneyimlerini resme tuvale ve rengarenk boyalara nakşetmişsin bizler için çok değerlisin iyiki varsın 🤲❤️💋🌹🌹❤️🤲

İnci
İnci 22 Feb 2026, 20:23

Canım benim her bir satırı gerçek yaşanmış duygulu çok şeyler söylenecek sözler var hepsini derinden hissettim ama yaşadığın acılar seni olgunlaştırmış deneyimlerini resme tuvale ve rengarenk boyalara nakşetmişsin bizler için çok değerlisin iyiki varsın 🤲❤️💋🌹🌹❤️🤲

Zerrin acar
Zerrin acar 22 Feb 2026, 20:23

Sevgili Çigdem köşe yazılarını zevkle takip ediyorum,gönüllere dokunuyorsun,tebrikler

Gül Demirer
Gül Demirer 22 Feb 2026, 20:30

Sevgili Çiğdem'ciğim duygulanarak okudum, kalemine, gönlüne sağlık. Tebrik eder nice başarılar dilerim.

Gül Demirer
Gül Demirer 22 Feb 2026, 20:30

Sevgili Çiğdem'ciğim duygulanarak okudum, kalemine, gönlüne sağlık. Tebrik eder nice başarılar dilerim.

Sevil özdemir
Sevil özdemir 22 Feb 2026, 21:14

Canım içinden gelenleri bu kadar güzel anlatman harika kutluyorum seni 👏♥️

Sevil özdemir
Sevil özdemir 22 Feb 2026, 21:14

Canım içinden gelenleri bu kadar güzel anlatman harika kutluyorum seni 👏♥️

Nurcan Saydar
Nurcan Saydar 23 Feb 2026, 00:33

Hepimizin çocukluktan gelen yaraları mutlaka vardır. Senin yaşanmışlıklarını bu kadar içten anlatmanı ve de tuale dökmeni çok takdir ettim. Seni kutluyorum . Başarılarının devamını diliyorum.

Nurcan Saydar
Nurcan Saydar 23 Feb 2026, 00:33

Hepimizin çocukluktan gelen yaraları mutlaka vardır. Senin yaşanmışlıklarını bu kadar içten anlatmanı ve de tuale dökmeni çok takdir ettim. Seni kutluyorum . Başarılarının devamını diliyorum.

Yeter Kuşkular
Yeter Kuşkular 24 Feb 2026, 18:07

Bacıkom herşeyin en iyisinini hak ediyorsun,hayat sana gülsün artık.Güzel yüreğin yorulmasın. Yetenekli bacım. Yolun açık olsun karşına güzel insanlar çıksın.

Yeter Kuşkular
Yeter Kuşkular 24 Feb 2026, 18:07

Bacıkom herşeyin en iyisinini hak ediyorsun,hayat sana gülsün artık.Güzel yüreğin yorulmasın. Yetenekli bacım. Yolun açık olsun karşına güzel insanlar çıksın.

Yeter Kuşkular
Yeter Kuşkular 24 Feb 2026, 18:14

Iyiki hayatımdasın

Nevin Muratlar
Nevin Muratlar 26 Feb 2026, 13:47

Kaleminize sağlık, aldınız götürdünüz bizi masum çocukluklarımıza💐

Mehmet Uğur Şahin
Mehmet Uğur Şahin 13 Mar 2026, 01:59

Bravo 💪🏻❤️‍🩹

Mehmet Uğur Şahin
Mehmet Uğur Şahin 13 Mar 2026, 01:59

Bravo 💪🏻❤️‍🩹

Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !