x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim
Yayla Kültürünü Gerçekten Kaybediyor muyuz? – HaberSanat.org

Yayla Yolu Göründü: Yayla Kültürünü Kaybediyor Muyuz?

Yayla denilince aklıma özlem gelir...Gelenek gelir.. .Doğa, çocukluk anıları ve geçmişten bugüne taşınan bir kültür gelir.

Ne yazık ki bu kültür, her geçen gün biraz daha unutuluyor. Yaylaya çıkış geleneği belirli bir dönemde başlar ve yaz sonuna kadar devam eder. Ancak yayla, sadece mevsimlik bir göç değildir. Yayla; doğayla iç içe yaşamanın, temiz havanın, komşuluğun, paylaşmanın ve üretmenin adıdır.

Yaylalar aynı zamanda hayvancılığın gelişmesine katkı sağlayan, geçmişten günümüze uzanan yaşam alanlarıdır.

Yayla denildiğinde akla sadece evler değil; şenlikler, imeceler, dostluklar ve dayanışma gelir. Dedelerimizden ve ninelerimizden bize kalan bu miras, aslında kültürel kimliğimizin önemli bir parçasıdır.

Bu nedenle yaylalarımızı kaybetmemeli, yayla kültürünü unutmamalı ve unutturmamalıyız.

Kaçak yapılaşmaya izin vermeden, çevreyi kirletmeden ve doğal güzellikleri bozmadan yaylalarımıza sahip çıkmalıyız. Gençlerimizin de atalarından kalan bu kültürü yaşatması, hayvancılığa ve yayla yaşamına sahip çıkması büyük önem taşıyor.

Çocukluğumda yaylaya çıkmak bambaşka bir heyecandı. Adeta bayram gelmiş gibi sevinirdik. Atlar, eşekler, koyunlar, keçiler ve büyükbaş hayvanlar hazırlanır, aileler günler öncesinden telaşa kapılırdı.

Bugün ise çoğu zaman araçlarla, kamyon kasalarında taşınan hayvanlarla yaylaya çıkılıyor. Zaman değişti, şartlar değişti ama keşke o eski heyecanı kaybetmeseydik.

Yayla evlerinin kapıları açılır, dip köşe temizlik yapılırdı. Komşular birbirine yardım eder, imece usulü işler görülürdü. Paylaşım ve dayanışma yeniden hayat bulurdu.

Sabah çöken sisin güzelliği, mis gibi kokan çiçekler, kuş sesleri ve doğanın huzuru tarif edilemezdi.

Geçtiğimiz hafta sonu Erbağ'daki Şirin Ağa Alçakbel Yaylası'ndaydım. Koyunların ve kuzuların sesleri, ineklerin boyunlarındaki çanların ahengi ve çoban köpeklerinin havlamalarıyla uyanmak bana çocukluğumu hatırlattı.

Bir an için geçmişe gittim. Şehir hayatının karmaşasından uzaklaşıp gerçek huzurun ne olduğunu yeniden hissettim.

Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şu:

Yaylaları mı kaybediyoruz, yoksa bizi biz yapan değerleri mi?

Bir sonraki yazımda sizlere, bölgenin önemli isimlerinden Çete Reisi Şirin Ağa'nın hayat hikâyesini torunlarının anlattıklarıyla aktaracağım.

Fatma Çelik

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar(0 Yorum)
Yorumları sırala

Henüz yorum yok

Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !