PerAModa Group Organizasyonları Dev Bir Business Network'e D...
PerAModa Group Organizasyonlar...
20:4730 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
Son günlerde sıkça duyduğumuz bir kavram var:
“Mutlak butlan…”
Belki çoğumuz hukukçu değiliz.
Kanun maddelerini, hukuk terimlerini detaylı bilmiyoruz.
Ama adalet duygusunun ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.
Peki nedir mutlak butlan?
Hukukta; baştan itibaren geçersiz sayılan, yok hükmünde kabul edilen işlemler için kullanılan bir kavramdır.
Ancak bugün insanlar bu kavramın hukuki anlamından çok, toplumda yaratacağı etkileri konuşuyor.
Çünkü mesele artık sadece hukuk değil;
güven meselesi.
İnsanların kafasında onlarca soru var:
“Şimdi ne olacak?”
“Kim haklı?”
“Bu karar kimi etkileyecek?”
“Toplum bundan nasıl çıkacak?”
Bir karar, binlerce soru işareti bıraktı geride.
Toplum zaten ekonomik sıkıntılar, sosyal problemler ve kutuplaşmalarla mücadele ederken, şimdi bir de hukuka dair belirsizliklerin içinde kendini buluyor.
En tehlikeli olan ise şu:
İnsanların adalete olan güveninin zedelenmesi.
Çünkü adalet, bir toplumun temel direğidir.
Eğer insanlar hukukun dengeli işlemediğini düşünmeye başlarsa, toplumun huzuru da sarsılır.
Bugün birçok insanın hissettiği şey tam olarak bu:
Belirsizlik…
At izinin it izine karıştığı bir dönemde, insanlar kime inanacağını, neye güveneceğini şaşırmış durumda.
Siyaset zaten uzun süredir insanları ayrıştıran bir alan hâline geldi.
Şimdi ise korkulan şey, bu gerilimin toplumun daha derinlerine işlemesi.
Kardeşin kardeşe, insanın insana karşı öfke duyduğu bir ortamdan kim fayda sağlar?
Elbette halk değil…
Çünkü en büyük bedeli her zaman vatandaş ödüyor.
Halkın beklentisi çok açık:
Kavga değil huzur,
kaos değil güven,
belirsizlik değil adalet…
İnsanlar artık sadece kararların açıklanmasını değil, o kararların toplum vicdanında da karşılık bulmasını istiyor.
Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil, insanların kalbinde de yer bulmalıdır.
Aksi hâlde hukuk, insanları bir arada tutan güç olmaktan çıkar; korku ve güvensizliğin kaynağı hâline gelir.
Ve hiçbir toplum, güven duygusu olmadan ayakta kalamaz.
10.09.2026 - 00:58
09.06.2026 - 19:11
07.05.2026 - 12:20
01.05.2026 - 12:19
29.04.2026 - 11:32
28.04.2026 - 11:05
24.04.2026 - 11:46
23.04.2026 - 21:16
22.04.2026 - 22:08
22.04.2026 - 18:00
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.