x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim
Fatma Ayten Özgün Yazdı: Bir Varmış Bir Yokmuş... Masal Bu Ya, Ama Gerçek!

Bir Varmış Bir Yokmuş: İnsanoğlunun Kendi Dalını Kestiği O 'Yalan Dünya'

Fatma Ayten ÖZGÜN

Bir varmış, bir yokmuş... Aslında ne varmış ne de yokmuş. Milyarlarca yıl önce kurulmuş bir yalan dünya...

İçinde her türlü canlının barındığı bu dünya, ilk zamanlar çok güzelmiş. Doğa harika, insanlar harika; doyumsuz bir güzelliğin hüküm sürdüğü bir çağmış. Yalanın, hilenin, sahtekarlığın, cinayetlerin, hırsızlığın ve sapıklığın esamesi okunmazmış. Sevginin, saygının ve mutluluğun eksik olmadığı bir yeryüzüymüş.

Yüce Allah, insanlara her türlü nimeti fazlasıyla sunmuş. Fakat zaman içerisinde insanlar ellerindekilerle yetinmeyi bilmemişler; azdıkça azmışlar. Kimse kaderine razı olmamış, şükretmeyi unutmuş. Elindekilerin kıymetini bilmeyip hep daha fazlasını arzulamışlar. Allah istediklerini de vermiş ama insanoğlunun gözü yine de doymamış. Her türlü yiyeceğin tadını tatmışlar, her istedikleri önlerine geldiği için de zamanla her şeyden bıkmışlar. Artık hiçbir şeyden zevk alamaz hale gelmişler.

Kolaylığın Gölgesindeki Tehlike: Teknoloji ve Kaybolan Sağlık

Artık yapacak yenilik kalmayınca, insanoğlu farklı bir üretim çılgınlığına başlamış. Akla hayale gelmeyen yenilikler; elektronik oyuncaklar, ev aletleri ve cihazlar üretmeye girişmişler. Durmadan, dinlenmeden bunlara yenilerini eklemişler.

Hatırlarsınız; ilk çıkan çamaşır makineleri merdaneliydi. Çamaşırları elle yerleştirip bir kolla sıkarak suyunu alırdık. Derken, iki hazneli makineler icat edildi; bir taraf yıkıyor, diğer taraf kurutuyordu. Onunla da yetinmediler; tam otomatik, hem yıkayan hem kurutan akıllı makineler yaptılar. Evet, bu gelişmeler insan hayatına büyük bir kolaylık ve rahatlık sağladı ama madalyonun bir de karanlık yüzü vardı. Bu cihazların yaydığı radyasyon nedeniyle insan bedeninde ve doğada ciddi değişiklikler, büyük boyutta rahatsızlıklar yaşanmaya başladı. Uzun araştırmalar sonucunda tıp dünyası bu amansız rahatsızlığa bir isim koydu: Kanser. İlk zamanlar tek tük kişide görülen bu hastalık, derken bütün dünyayı sardı.

Emeksiz Nimetin Getirdiği Bıkkınlık Bu süreçte aileler de çocuklarının her istediğini ikiletmeden yapmaya başladı. Öyle ki, yeni nesil akla gelebilecek her türlü nimete hiçbir emek vermeden, zahmet çekmeden ulaştı. Kolay elde edilen her şey gibi, zaman içerisinde onlardan da bıktılar.

Peki, ne oldu sonunda? Sırf eğlence ve zevk uğruna; hırsızlıktan tutun da her türlü kötülüğe kadar akılalmaz yollara saptılar. Ne yazık ki artık toplumda ne saygı kaldı ne de sevgi...

Dünyayı el birliğiyle kirletip bıraktık. İşin acı tarafı, artık bunu düzeltmenin bir imkanı da görünmüyor. Her geçen gün daha da kötüye gitmeye başladık. Tıpkı Nasrettin Hoca fıkrasındaki gibi; bindiğimiz, oturduğumuz dalı kendi ellerimizle kestik.

Masal bu ya... Ama ne yazık ki bütünüyle gerçek.

Sevgiyle kalın,

Sanatla kalın efendim.

http://www.habersanat.org

 

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar(0 Yorum)
Yorumları sırala

Henüz yorum yok

Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !