30 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
17:13İstanbul Modern Yeni Koleksiyon Sergisinin Kapılarını Açtı:...
İstanbul Modern Yeni Koleksiyo...
Yalancı çobanın hikayesini bilmeyen yoktur sanırım. Yalan söylemenin insan hayatında nelere mal olacağını gösteren en zamansız derslerden biridir bu hikaye. Yalanın sadece anlık bir aldatmaca olmadığını, insanın en büyük sermayesi olan güveni nasıl tamamen yok ettiğini gözler önüne serer.
Güven; inşa etmesi yıllar süren, ancak tek bir yalanla darmadağın olan son derece kırılgan bir yapıdır. Bir kez yalan söyleyen insan, çevresindeki herkesin gözünde inandırıcılığını kaybeder. Kimse bir yalancıya dayanmak, onunla aynı yolda yürümek istemez. Yalanı alışkanlık haline getirenlerin ödeyeceği en büyük bedel ise gün gelip doğruyu söylediklerinde bile kendilerine inanılmamasıdır.
Hatırlayın; çoban güldü, eğlendi, "Kurt var!" diyerek köylüden yardım istedi. Köylüler her defasında koştu ama ortada ne kurt vardı ne tehlike... Bunu birkaç kez tekrarlayan çobanın yalanları zamanla herkesi yordu, tüketti. Gün geldi, gerçekten kurt ortaya çıktı. Çobanın yüreğini derin bir korku kapladı; bağırdı, çağırdı, feryat etti ama artık kimse sesini duymadı, köylüler oralı olmadı ve çoban sürüsünü kaybetti.
Bir kere yalan söylemeye görün; yalan yeni yalanları doğurur. İnsan, toplumun gözündeki itibarı ile ciddiyetini ve karakter saygınlığını tamamen yitirir.
İş hayatında veya arkadaş ortamında sürekli bahaneler üreten, yapmadığı işleri yapmış gibi gösteren kişiler de en nihayetında aynı sonu yaşarlar. İlk başlarda yalanları fark edilmese bile, zamanla gerçekler gün yüzüne çıkar. Artık en doğru projeyi sunsalar, en parlak fikri dile getirseler dahi kimse onları ciddiye almaz. Tıpkı çobanın feryadına koşmayan köylüler gibi, çevrelerindeki insanlar da onlara kulaklarını tamamen kapatır.
Dürüstlük, insan ilişkilerini ayakta tutan en temel bağdır. Yalancı çoban hikayesinden çıkarılacak en büyük ders; geçici çıkarlar veya anlık eğlenceler uğruna söylenen yalanların, gelecekte bizi ihtiyaç duyduğumuz destekten mahrum bırakacağı ve yalnızlığa mahkûm edeceğidir.
Çünkü hiç kimse yalancıyı sevmez.
Güven bir aynadır,
Kırarsan geriye gelmez.
Yalan söyleyenin mumu hiç sönmez...
Doğruluktur insanın en güzel süsü,
Dürüst olmaktır hayatın özü.
Sevgiyle kalın.
Haberin detayları ve diğer köşe yazıları için www.habersanat.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
HaberSanat.org
27.07.2026 - 14:05
05.07.2026 - 00:54
17.06.2026 - 14:48
16.05.2026 - 19:00
04.05.2026 - 15:26
26.04.2026 - 12:29
21.04.2026 - 23:35
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok