30 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
17:13İstanbul Modern Yeni Koleksiyon Sergisinin Kapılarını Açtı:...
İstanbul Modern Yeni Koleksiyo...
İSTANBUL – Saygı, bireylerin karşısındakilere değer vermesi ve onların görüşlerini önemsemesi olarak tanımlanabilir. Aslında saygı da sevgi gibi güçlü bir duygudur. Hani derler ya, "Saygının olmadığı yerde sevgi de yoktur" diye; bu tespit oldukça doğrudur. Çünkü bir kişi karşısındakine saygı gösteriyorsa, onu zaten önemseyip değer veriyor demektir.
Ancak günümüzde, özellikle büyüklere gösterilmesi gereken saygı ve hassasiyet konusunda ciddi bir erozyon yaşanıyor. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz bu çağda, ne gerçek anlamda sevgi ne de hak ettiği değeri gören bir saygı kavramı kaldı. Bu durum, toplumun geleceği adına son derece üzücü ve düşündürültücüdür. Daha önce kültür ve toplum dünyasındaki değişimleri incelediğimiz Sanatın İyileştirici Gücü ve Toplumsal Hafıza başlıklı değerlendirmemizde de belirttiğimiz gibi, insani değerlerin korunması ilk olarak ailede başlar.
Temel Eğitim Ailede Başlar
Çocuklara küçük yaşlardan itibaren doğru değerleri empoze etmek anne ve babaların en temel görevidir. Yalan söylememeyi, kimsenin hakkına el uzatmamayı, kötü söz kullanmamayı, büyüklere saygı ve küçüklere sevgi göstermeyi çocuklara öğretmek zorundayız. Merhamet duygusunu aşılamak, hayvanlara eziyet etmemeyi ve paylaşmayı öğretmek bir tercih değil, ebeveynlik sorumluluğudur.
Bizler çocukken müneccim değildik; ancak anne ve babamızın gözlerinin içine baktığımızda ne demek istediklerini anlardık. Babamız eve geldiğinde ayağa kalkar, saygıyla "Hoş geldin" derdik.
Teknoloji ve Duyarsızlık Çocukları Tehdit Ediyor
Günümüzde ise ne yazık ki üzücü manzaralara şahit oluyoruz. Birçok anne, henüz altı aylık bebeğin eline sohbeti kesilmesin, çocuk oyalansın diye telefonu veriyor. Telefon bir oyuncak değil; iletişim ve haberleşme aracıdır. Üstelik yaydığı radyasyonla çocukların gelişimine zarar vermektedir.
Bununla da kalmayıp, çocukların yanında sorumsuzca sigara içildiğini görüyoruz. Bir anne ve baba bu kadar duyarsız olabilir mi? Bile bile çocuklarını zehirliyorlar. Sigara içen kişilerden ziyade, pasif içici durumundaki yanındakiler —yani o küçük çocuklar— çok daha büyük risk altındadır. İçlerine çekip dışarıya karbondioksit ve zehirli gazlar olarak üfledikleri bu durum, çocuklara yapılan en büyük saygısızlık ve duyarsızlıktır.
Ne Ekerseniz Onu Biçersiniz
Anneler ve babalar; çocuklarınıza gereken ihtimamı, ilgiyi, sevgiyi ve saygıyı aşılayın. Bunlar sizin birincil görevinizdir. Dünyada sevgisiz yaşanmaz; çünkü dünya sevgi üzerine kurulmuştur. Sevginin olduğu yerde hayat vardır. Yüce Allah tüm canlılara sevgi adına bir pay vermiştir ve her canlı sevgiye muhtaçtır.
Unutmayın; ne ekerseniz onu biçersiniz.
Sevgiyle kalın.
08.09.2026 - 15:15
27.07.2026 - 14:05
05.07.2026 - 00:54
17.06.2026 - 14:48
16.05.2026 - 19:00
04.05.2026 - 15:26
26.04.2026 - 12:29
21.04.2026 - 23:35
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.