PerAModa Group Organizasyonları Dev Bir Business Network'e D...
PerAModa Group Organizasyonlar...
20:4730 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
Bazen hayat, bize hiç hesaba katmadığımız sınavlar sunar. Ne var ki bu sınavların içinde gizlenen insanlık, vefa ve karşılıksız sevgi; kalbin en saf halini gözler önüne serer. Bugün sizlere, şair ve yazar Fatma Ayten Özgün Hanım’ın kalbinden süzülüp gelen, okurken içimizi titreten 55 yıllık bir yaşam mücadelesini aktarmak istiyorum.

Çocuk Masumiyetinde Bir Bakış
Demans... Adı cold, klinik ve ürkütücü bir hastalık. Ancak hastanın yanına oturduğunuzda, o tıbbi terimlerin ötesinde bambaşka bir dünya ile karşılaşırsınız. Fatma Ayten Hanım, eşinin gözlerindeki değişimi şöyle anlatıyor:
"Demanslı bir hastaya dışarıdan baktığınızda onun rahatsız olduğunu anlayamazsınız. Ama birkaç saat birlikte oturduğunuzda kendini ele verir. En çok da bakışları... Öylesine masum bakar ki, bir çocuk edasında, tertemiz ve sevecen..."

Yıllarca hayatı omuz omuza paylaşan, birlikte kitap okuma yarışları yapan, kilometrece yürüyen aktif bir insanın adım adım o masum çocuklaşma sürecine girmesini izlemek... İşte asıl büyük sabır ve vefa burada başlıyor.
"Ben Eşimle Kendime Yeni Bir Dünya Kurdum"
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte şairler derneğindeki çalışmalarına, komşuluk ilişkilerine, dış dünyadaki sosyal yaşamına ara veren Fatma Ayten Hanım, eşine adanmış yepyeni bir evren inşa ediyor. "O beni annesi gibi gördü, ben de onu çocuğumun yerine koydum" diyerek, eşinin unutuşlarla dolu günlerinde ona bir sığınak oluyor.

Her gün yaşanan trajikomik anlar, zamandan bağımsızlaşan hafızanın getirdiği garip sorular ve 10 dakikada bir tekrarlanan kahve istekleri... Tüm bunlar, sevginin sabırla nasıl yoğrulduğunun en canlı kanıtı.
"Siz Siz Olun, Birbirinize Sevgiyi Esirgemeyin"
Fatma Ayten Özgün, 55 yıl boyunca aynı yastığa baş koyduğu, hayat arkadaşını iki yıl önce sonsuzluğa uğurladı. Ancak geride bıraktığı bu insanlık dersi ve şu sözleri hepimiz için kulağa küpe olacak nitelikte:
"Şu üç günlük dünyada neyi bölüşemezler anlamış değilim. Doğunca bir parça beze sarıyorlar; az yaşa çok yaşa, akıbet geliyor başa. Hanların, hamamların, sarayların olsa ne çare... Çok mu zor tatlı dilli, güler yüzlü olmak? Üstelik bedava. Sevginin olduğu yerde hayat vardır."

Yaşadığı onca çileye, uykusuz gecelere ve fedakârlığa rağmen "Çileni sevdim" diyebilen bir yüreğin karşısında saygıyla eğiliyorum. Eşine rahmet, kendisine de bu yüce sevgiyi bizlerle paylaştığı için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Sözü, Fatma Ayten Hanım’ın o dokunaklı noktasız dizelerine bırakıyorum:
ÇİLENİ SEVDİM
Mesele sen değil sevmekti belki
Gönlüme yer eden celali sevdim
Delik deşik olan bu yüreğimdi
Canımı acıtan delali sevdim
Düşünce gönlüme ince bir sızı
Ayırt edemedim çoğuyla azı
Nasibinde varsa yaşarsın aşkı
Ben seni ömrümce çileli sevdim
Sen değil başkası koysa bu hale
İnan katlanmazdım onca vebale
Senden vazgeçmeyi hiç düşünmedim
Sarılıp yattığım melali sevdim
www.habersanat.org
08.09.2026 - 15:15
05.07.2026 - 00:54
17.06.2026 - 14:48
16.05.2026 - 19:00
04.05.2026 - 15:26
26.04.2026 - 12:29
21.04.2026 - 23:35
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok