x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim
Fırçanın Ucundaki Hüzün, Yarının Güneşi: Sanatın Vicdanla İmtihanı

Melis Özdoğru: "Vazgeçmek Tercih, İnşa Etmek Zorunluluktur" 

Fırçamız Bugün Hüznün Rengine Battı, Ama Yarın Mutlaka Güneşi Çizecek Bazen kendi iç dünyamıza, fırçamızın ucundaki o renge veya sevdiğimiz bir tınıya o kadar dalıyoruz ki, dışarıda fırtınanın koptuğundan haberimiz olmuyor. Bugün, paylaştığım bir postun altına eklediğim o müziğin neşesiyle, ekranın öteki yüzündeki karanlık arasındaki uçurumu sonradan fark ettim. Çok geç haberim oldu; sadece toplumu sarsan o acı olaylardan değil, en yakınlarımdan, hasta bir dostumun haberinden bile... Çevremde bu kadar sızı varken o an başka bir ritimde olmamın verdiği ince pişmanlık ve mahcubiyetle yazıyorum bu satırları. İnsan bazen kendi tuvalinin başında dünyayı unutmak istiyor, ama hayat o tuvali en sert renklerle önümüze koyuveriyor.

Öfkeliyiz, canımız yanıyor ve bu acı hepimizin ortak evi. İnsanların bu karanlığa duyduğu öfke, aslında adalet ve şefkat özlemlerinin bir haykırışıdır. Bu acıyı görmezden gelmek, gidenlere yapılan bir haksızlıktır. Ancak biz sanatçılar, biz hayata gönül verenler biliyoruz ki; yas sadece durup ağlamak değil, o kaybın hatırasını onurlandıracak bir dünya kurma çabasıdır. Urfa’nın, Maraş'ın sessizliğinden, şehirlerin gürültüsüne kadar her yer bu sarsıntıyı hissederken; biz acımızı birer fidan gibi toprağa gömüp, ondan umudu yeşertmeliyiz. Yasımızı tutacağız, giden her can için yüreğimizde bir mum yakacağız; ama o mumun ışığında yarının çocuklarına daha güvenli, daha renkli bir dünya çizmekten de vazgeçmeyeceğiz. Peki, biz ne yapabiliriz? Sadece konuşmak, kınamak ya da uzaktan izlemek artık yetmez. Artık elimizi o taşın altına sokma, yıkılan değerlerin arasında yeni bir vicdanın mimarı olma vaktidir. Bizim görevimiz sadece renklerle oynamak değil; bu kaosun içinde bir umut, sarsılmaz bir duruş üretmektir. Her birimiz kendi alanımızda; mahallemizde, atölyemizde veya en yakınımızın kalbinde bir şeyi değiştirmek zorundayız. Bir çocuğun zihnine şefkati, bir gencin ruhuna adaleti nakşetmek, sessizleşen hayatların sesi olmak bizim en büyük “başyapıtımız” olmalı. Vazgeçmek bir tercih, ama inşa etmek bir zorunluluktur. Bugün o sarı güneşi sadece tuvale değil, bu toplumun yarınlarına hep birlikte konduracağız; çünkü ancak biz ayağa kalkarsak karanlık geri çekilir. Şimdi iyiliği ilmek ilmek dokuma ve inadına ışığın mimarı olma zamanı. Fırçamızın ucu bugün biraz hüzne batmış olabilir, tuvalimiz o giden canların bıraktığı boşluğun soğukluğuyla üşüyor olabilir. Ama tam da bu yüzden, o koyu siyahların arasına o sarı güneşi kondurmak zorundayız. Bu, gidenleri unutmak değil; aksine, onların anısını bir daha asla kararmayacak bir ışıkla yaşatma kararlılığıdır.

Melis Özdogru

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar(0 Yorum)
Yorumları sırala

Henüz yorum yok

Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !