Cumhuriyet Coşkusu Gökçeada’da Yaşandı - HaberSanat.org
Cumhuriyet Coşkusu Gökçeada’da...
13:15Pera’dan Galata’ya Grubu Bebek Midpoint’te Buluştu: Yeni Pro...
Pera’dan Galata’ya Grubu Bebek...
22:48Destina Sönmez’in “İzler” Sergisi Grand Harilton Hotel’de Ka...
Destina Sönmez’in “İzler” Serg...
00:35YGD Yönetiminden Kaymakam Bilgin’e Ziyaret: “Çekmeköy’de Her...
YGD Yönetiminden Kaymakam Bilg...
Veda Etmenin Ağırlığı ve Hayatın Döngüsü Üzerine
Yazar: Cahide Kuseyri
Hayat yolculuğumuz boyunca defalarca ayrılıklar yaşarız. Kimi zaman yollarımızın ayrıldığı bir dostla, kimi zaman canımızdan bir parça bildiğimiz bir sevdalıyla, kimi zaman da ömrümüzün unutulmaz bir dönemiyle vedalaşmak zorunda kalırız. Peki, gerçekten kolay mıdır hakkıyla vedalaşabilmek? Yoksa en zor olanı, o son cümleyi kurup arkayı dönüp yürümek midir? Söylenmesi yalnızca bir an süren o kısacık "veda" kelimesi, sızısı bazen koca bir ömrü kapsayan derin bir anlam barındırır.
Gürültüsüz Gidişler: Sessiz Vedalar. Çoğu zaman vedayı büyük kavgalarda, kapıların vurulmasında ya da son bir bakışta ararız. Oysa en ağır vedalar bazen hiç gürültü çıkarmaz. Aynı masada otururken araya giren o soğuk mesafelerde, bakışların kaçmasında, ses tonundaki o yabancılaşmada saklıdır. İnsanlar bazen yan yanayken, tek bir söz söylemeden de vedalaşır birbirleriyle. Kalben çoktan gidilmiştir de bedenler sadece formaliteyi tamamlar.
Anıların Sindiği Duvarlar: Mekânlar ve Nesneler
İnsan sadece kişilere veda etmez; ruhunun sindiği mekânlara ve eşyalara da veda eder. Yıllarca kahkahaların yükseldiği bir evin kapısını son kez kilitlemek, anahtarı avucunda tutup son bir kez boş odalara bakmak ya da bir zamanlar çok anlamlı olan küçük bir eşyayı çekmeceye saklamak… Mekânlarla vedalaşmak, aslında orada geçirdiğimiz zamanın ve bıraktığımız izlerin vedasıdır.
İnsanın En Sessiz Dönemeci: Kendimizle Vedalaşmak
Belki de vedaların en zoru ve en kaçınılmazı, insanın eski kendisiyle vedalaşmasıdır. Hayat bizi olgunlaştırdıkça, dönüştürdükçe ya da fırtınalardan geçirdikçe; eski hayallerimize, masumiyetimize, artık bize hizmet etmeyen alışkanlıklarımıza ve hatta kırgın çocukluğumuza veda etmek zorunda kalırız. Yaşam, biraz da eski hâlimizin elini sevgiyle bırakıp yeni hâlimizi kucaklama sanatıdır.
Son Söz
Gerek bir insanla göz göze gelip helalleşerek, gerek bir evin boş koridorunda, gerekse kendi iç dünyamızda… Vedalaşabilmek; yaşanmışlıklara, ortak geçmişe ve emeğe duyulan en derin saygıdır. Yarım kalmış, edilememiş vedalar insanı geçmişin gölgesinde hapseder. Oysa tamamlanmış bir veda; kırgınlıkları o son durakta bırakıp, hayatın getireceği yeni yollara hafiflemiş bir ruhla adım atabilmektir.
www.habersanat.org
29.10.2026 - 23:39
27.10.2026 - 17:45
22.10.2026 - 13:27
05.10.2026 - 02:07
03.10.2026 - 01:39
29.09.2026 - 02:30
25.09.2026 - 02:20
22.09.2026 - 01:52
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.