Cumhuriyet Coşkusu Gökçeada’da Yaşandı - HaberSanat.org
Cumhuriyet Coşkusu Gökçeada’da...
13:15Pera’dan Galata’ya Grubu Bebek Midpoint’te Buluştu: Yeni Pro...
Pera’dan Galata’ya Grubu Bebek...
22:48Destina Sönmez’in “İzler” Sergisi Grand Harilton Hotel’de Ka...
Destina Sönmez’in “İzler” Serg...
00:35YGD Yönetiminden Kaymakam Bilgin’e Ziyaret: “Çekmeköy’de Her...
YGD Yönetiminden Kaymakam Bilg...
Yolların Öğrettiği: Bir Yürüyüşten Süzülen Dostluk
Doğanın kalbine atılan her adımın, sadece katedilen yollarla değil, yürüyüşün ta kendisiyle ve o yolda paylaşılan anlarla anlam kazandığına inananlardanım. Bir trekking grubunu özel kılan şey haritadaki rotalar değil; sırt çantalarından çıkan sürprizler, yorgunluk kahkahaları ve ormanın sessizliğine karışan ezgilerdir.
Yürüyüşün henüz başındaydık; nefesler düzensiz, adımlar temkinliydi. Fakat ormanın içine doğru ilerledikçe, o ilk andaki sessizlik yerini koyu bir sohbete bıraktı. Kimi zaman daralan patikalarda ard arda sıralanıyor, kimi zaman geniş bir düzlükte yan yana yürüyüp hayatın kıyısından köşesinden konuşuyorduk. Şehirde aylarca anlatamayacağımız şeyleri, bu yollarda birkaç kilometre içinde dökveriyorduk ortaya.
Herkes sırtındaki ağır çantaları yere bıraktığında, sanki omuzlarından da dünyalar kalkmış gibi bir hafiflik yayıldı gruba. İşte o an, trekking günlerinin en sihirli ritüeli başladı. Çantalar açıldı, herkes kendi heybesindekileri ortaya dökmeye koyuldu. O an o taşın üstü, dünyanın en lüks restoranının masasına dönüştü.
Dağ havalarında, yorgunluğun üzerine içilen o demli çayın tadı başka hiçbir yerde yoktu. Plastik bardaklardan tüten sıcak buhar, serin dağ havasına karışırken, herkes birbirinin tabağına ikramda bulunuyor; "Bundan da al, dağda acıkırsın" cümleleri havada uçuşuyordu. Paylaşmanın o saf hali, çaydan da yiyeceklerden de daha çok ısıtıyordu içimizi.
Bir ara biri, herkesin bildiği eski bir şarkıyı mırıldanmaya başladı. İkinci adımda bir başkası eşlik etti, üçüncü adımda bütün grup aynı melodide birleşti. Ormanın akustiği seslerimizi büyüttü; yürürken nefes nefese söylediğimiz, mola yerlerinde hep bir ağızdan tekrarladığımız o şarkılar, ağaçların arasında yankılandı. Kimi zaman yanlış söylenen sözlere katıla katıla güldük, kimi zaman da hep birlikte aynı nakaratta buluşup uzaklara dalıp gittik.
Güneş batmaya yüz tutup da dönüş yoluna geçtiğimizde, sırtımızdaki çantalar sabahkilerden çok daha hafif, içimiz ise o gün paylaşılan çayın ve dostluğun sıcaklığıyla doluydu. Bilirdik ki bizi evimize götüren sadece patika değil, o yolda biricik kıldığımız anlardı.
Köşe yazarı.
29.10.2026 - 23:39
27.10.2026 - 17:45
22.10.2026 - 13:27
13.10.2026 - 20:15
05.10.2026 - 02:07
03.10.2026 - 01:39
29.09.2026 - 02:30
22.09.2026 - 01:52
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.