Cumhuriyet Coşkusu Gökçeada’da Yaşandı - HaberSanat.org
Cumhuriyet Coşkusu Gökçeada’da...
13:15Pera’dan Galata’ya Grubu Bebek Midpoint’te Buluştu: Yeni Pro...
Pera’dan Galata’ya Grubu Bebek...
22:48Destina Sönmez’in “İzler” Sergisi Grand Harilton Hotel’de Ka...
Destina Sönmez’in “İzler” Serg...
00:35YGD Yönetiminden Kaymakam Bilgin’e Ziyaret: “Çekmeköy’de Her...
YGD Yönetiminden Kaymakam Bilg...
Eylül ve Ekim sonbaharın sarartıp dökülen o nazlı yüzüdür; biraz ertelenmiş hüzün, biraz rüzgarla nazlanan ılık bir veda… Ama Kasım başka. Kasım kararlıdır; nazlanmaz, arkasına bakmaz. Giderken kapıyı çarpar gibi ani, acımasız ve geride derin bir sessizlik bırakarak iner ömrümüze.

Takvimler ilerleyip yıllar birbirini kovalasa da, bazı aylar takvim yaprağında değil, doğrudan insanın kalbinin ortasında asılı kalır. Bu ay, ömrümün en ağır düşenidir. Hayatımın en büyük yarım kalmışlığını, en derinden yakan veda yıl dönümünü saklar koynunda. Kaybetmiş olduğum eşim Adina için, bu köşe yazısını kaleme alıyorum.
Şimdi sokaklarda adımlarımı atarken, yaprakların hışırtısı sanki o uzak günün ezgisi gibi eşlik ediyor bana. İnsan zamanın akıp gittiğini söylerler ya; hani her şeyin ilacıdır derler... Oysa geride kalan için zaman sadece durur, aynı saatte, aynı takvim yaprağında çakılı kalır.

Soğuktur Kasım; sadece esen rüzgarıyla değil, içimizdeki o hiç kapanmayan boşluğun üşütmesiyle çarpar yüzümüze. “Sıkı giyinseydin, güneşime aldanmasaydın” der gibi vurur gerçeği. Oysa insanın en sevdiği gitmiş gibi… Hangi mevsimi giyinirse giyinsin, onsuz geçen her gün biraz daha üşür içeriden insan.
Evdeki eşyalar, yarım kalmış çay sohbetleri, pencere kenarına vuran o sonbahar ışığı... Her şey onunla güzeldi, her şey onunla bir anlam buluyordu. Şimdi ise geriye kalan, sessizliğin en asil ama en acı tonu.

Ben Cahide Kuseyri, eşimi ebediyete uğurladım; zamanın Kasım döngüsündeyim. Yaşanmış güzel anıların hüzünü içinde, rahmetli eşimi sevgimin içine katarak bu satırları yazıyorum. Kasım bir vedadır; bir yarını, en güzel yarınımı alıp giden… Birlikte karşıladığımız sonbaharların şimdi bende kalan en keskin hatırası, rüzgarın pencereye vuruşundaki o yalnız ses. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bu ay takvime düştüğünde saatler o kara günde sabitlenir. Kasım’ın soğuğu dışarıyı üşütür üşütmesine ama benim içimdeki asıl kış, onsuz geçen her gün yeniden başlar.
Ruhumun en sessiz, en yalnız ama bir o kadar da ona en yakın durduğu zamanlardayım şimdi...
HaberSanat.org
27.10.2026 - 17:45
22.10.2026 - 13:27
13.10.2026 - 20:15
05.10.2026 - 02:07
03.10.2026 - 01:39
29.09.2026 - 02:30
25.09.2026 - 02:20
22.09.2026 - 01:52
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok