PerAModa Group Organizasyonları Dev Bir Business Network'e D...
PerAModa Group Organizasyonlar...
20:4730 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
Yazar: Ufuk Sarıgül
Tarih: 22 Ağustos 2026 | Kategori: Köşe Yazısı
Kadın yalnızca bir eş, bir anne ya da bir hayat arkadaşı değildir. Kadın; sevginin, şefkatin, zarafetin ve hayatın ruhunu taşıyan kutsal bir varlıktır.
Bir kadın evlilik hayatında hürmet görmek, saygı görmek, takdir edilmek, sevilmek ve değerli olduğunu hissetmek ister. Bunlar onun için lüks değil, duygusal bir ihtiyaçtır. Çünkü kadın çoğu zaman kendisine söylenen sözden çok, kendisine nasıl davranıldığına bakar.
Bir evin içinde kadın sürekli veriyor, fedakârlık yapıyor, anlayış gösteriyor; fakat karşılığında ilgi, sevgi ve takdir göremiyorsa zamanla içinde büyük bir boşluk oluşur. Aynı evde iki insan yaşarken kadın kendisini yalnız hissedebilir. En ağır yalnızlık da budur: Yanında biri varken, gönlünde kimsenin olmadığını hissetmek...
Kadının dünyası erkeğin dünyasından farklıdır. Elbette her kadın aynı değildir; ancak birçok kadın için sevgi, yalnızca güzel sözlerden ibaret değildir. Bir bakış, bir teşekkür, bir sarılma, hâlini hatırını sormak, yaptığı bir şeyi fark etmek, “Sen benim için değerlisin” diyebilmek bazen büyük hediyelerden çok daha kıymetlidir.
Çünkü kadın, değer gördüğü yerde güzelleşir. Saygı gördüğü yerde güçlenir. Sevildiğini hissettiği yerde huzur bulur.
Erkeğin de sevgisi, ilgisi ve saygısı önemlidir. Fakat evlilikte en büyük yanılgılardan biri, “Nasıl olsa biliyor” düşüncesidir. Hayır... İnsan sevildiğini bilmek kadar, sevildiğini hissetmek de ister.
Bir kadına yıllarca “Sen benim için önemlisin” demeden yaşayıp sonra onun neden uzaklaştığını sorgulamak kolaydır. Oysa bazen kadın bir anda değişmez; yıllar boyunca eksilen küçük sevgilerin, duyulmayan sözlerin, görülmeyen fedakârlıkların içinde sessizce yorulur.
Kadını kaybetmemek için büyük cümlelere değil, küçük ama samimi davranışlara ihtiyaç vardır:
Hürmet et.
Saygı göster.
Takdir et.
Dinle.
Sarıl.
Sevdiğini söyle.
Ve en önemlisi, yanında olduğu için ona teşekkür etmeyi unutma.
Çünkü kadın, kendisini değerli hissettiği bir evde yalnızca eş olarak değil, o yuvanın ruhu olarak yaşar.
Kadın kutsaldır demek, onu kusursuz görmek değildir. Kadını kutsal kılan şey; hayatın yükünü paylaşması, sevgiyi büyütmesi, ailesine emek vermesi, şefkati ve varlığıyla bir yuvaya anlam katabilmesidir.
Ve unutulmamalıdır: Bir kadının kalbini kazanmak yıllar sürebilir; fakat o kalbi ihmal etmek, sessizce kaybetmenin başlangıcı olabilir.
02.09.2026 - 17:57
24.08.2026 - 00:43
17.06.2026 - 17:35
25.03.2026 - 15:05
19.02.2026 - 15:35
05.02.2026 - 12:39
05.02.2026 - 00:48
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok