PerAModa Group Organizasyonları Dev Bir Business Network'e D...
PerAModa Group Organizasyonlar...
20:4730 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
Bağımsız sinemanın en önemli kalelerinden 19. Documentarist İstanbul Belgesel Günleri perdelerini açıyor. 70 filmlik dev seçkinin tüm detayları
Ufuk SARIGÜL
HaberSanat.org Genel Yayın Yönetmeni
Türkiye’de bağımsız sinemanın ve belgesel kültürünün en samimi, en dirençli kalelerinden biri olan Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, bu yıl 19. kez kapılarını açıyor. Sansürün, tek tipleşmenin ve ekonomik darboğazın sanatı nefessiz bırakmaya çalıştığı bir dönemde, Documentarist’in bir kez daha "merhaba" demesi sadece bir festival başlangıcı değil; bağımsız duruşun, sinema aşkının ve gerçeğe sahip çıkma iradesinin büyük bir zaferidir.
Bu sene festival tarihinde bir ilke imza atılarak program ilk kez 9 güne yayıldı. 13-21 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek festival; Fransız Kültür Merkezi, Aynalı Geçit, Pera Müzesi ve Postane gibi İstanbul’un ruhu olan mekanlarda sinemaseverleri ağırlayacak. Sokakların sesini, dünyanın çığlığını ve insan hikayelerini perdede buluşturacak bu maratonu yakından takip etmek, bir sinema yazarından ziyade bu şehrin kültürel hafızasına inanan biri olarak beni heyecanlandırıyor.
9 Günde 70 Film: Dünyanın Vicdanı İstanbul’da
Festival programı yine her zamanki gibi zengin, cesur ve katmanlı. Türkiye Panorama, Ustaya Saygı, Uluslararası Panorama, Tükettiğimiz Dünya, Kadın ve LGBTİ+ Hikayeleri gibi başlıklar altında dünyanın dört bir yanından yaklaşık 70 film izleyiciyle buluşacak.
Bu yılın onur konuğu Portekizli usta belgeselci Susana de Sousa Dias. Arşiv belgelerini, diktatörlük rejimlerinin karanlık odalarını sinemanın estetiğiyle buluşturan ustanın 5 filmini izleme ve bizzat vereceği sinema dersine katılma fırsatını kaçırmamak gerekiyor. Ayrıca bu yılın odak ülkesinin İran olarak belirlenmesi, sinemanın baskılara karşı nasıl bir direnç odağı olabileceğini bize bir kez daha hatırlatacak.
Genç Soluklara Alan Açmak
Documentarist’i benim gözümde ayrıcalıklı kılan en önemli unsurlardan biri, sektöre adım atan gençlere sunduğu koşulsuz destektir. Bu yıl da belgesel sinemanın genç yeteneklerini teşvik etmek amacıyla verilecek olan Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü, sinemamızın geleceğine bırakılan çok kıymetli bir iz.
Kameranın sadece bir araç değil, adaletin ve toplumsal belleğin bir parçası olduğuna inanan herkesi, bu 9 günlük sinema şölenine, bağımsız sinemanın bu kıymetli kalesine omuz vermeye davet ediyorum. Gerçeğin izini perdede sürmek, dünyayı sinemayla anlamlandırmak için Documentarist’te buluşalım.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir