30 Kadın Sanatçı Sanatın İyileştirici Gücü İçin Buluştu: “Çe...
30 Kadın Sanatçı Sanatın İyile...
03:06Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Medyada Grup Kuranların "Aidat"...
Ufuk Sarıgül Uyardı: Sosyal Me...
17:24Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “Cumhuriyetin Kamera Arkası” Ziy...
Pera Müzesi’nde Yeni Sergi: “C...
17:13İstanbul Modern Yeni Koleksiyon Sergisinin Kapılarını Açtı:...
İstanbul Modern Yeni Koleksiyo...
Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat Hakkındaki İddialar Gündeme Bomba Gibi Düştü.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın da aralarında bulunduğu bazı belediye yöneticileri hakkında bir gözaltı işlemi gerçekleştirilmiştir. Ancak bu noktada bir yayıncı, gazeteci ve kamuoyu vicdanının sesi olarak en baştan en net şekilde çizilmesi gereken bir kırmızı çizgimiz var: Hukuki süreç tamamen sonuçlanana ve bağımsız mahkemelerce bir hüküm verilene kadar ortada olan tüm ithamlar yalnızca ve yalnızca birer "iddia" niteliğindedir.
Anayasa'nın en temel ilkelerinden biri olan "Masumiyet Karinesi" uyarınca, hiç kimse suçu kanıtlanana kadar zan altında bırakılamaz, suçlu ilan edilemez. Son dönemde seçilmiş yerel yöneticiler üzerinde yoğunlaşan yargısal süreçlerin zamanlaması ve yapılış biçimi dikkate alındığında, bu operasyonun arkasında hukuki bir zorunluluktan ziyade, Adalar halkının iradesini ve başarılı bir yerel yönetim profilini yıpratmaya yönelik siyasi bir algı operasyonunun olup olmadığı sorusu Ankara ve İstanbul kulislerinde ciddi şekilde tartışılmaktadır.
Asılsız İhbarlar ve Algı Yönetimi Tehlikesi
Başsavcılığın açıklamasına yansıyan, sit alanlarındaki imar uygulamaları ve ruhsatlandırma işlemlerine yönelik suçlamaların tamamı, şu an için sadece belirli çevreler tarafından ortaya atılan iddialardan ve ihbarlardan ibarettir. Yerel yönetimlerin, özellikle de Adalar gibi göz önünde ve rant çevrelerinin iştahını kabartan özel bölgelerin bu tarz asılsız veya manipülatif ihbar mekanizmalarıyla kilitlenmek istenmesi, Türkiye’de hizmet üreten tüm belediyelerin karşı karşıya kaldığı kurumsal bir tehdittir.
Ali Ercan Akpolat ve yönetimi, göreve geldikleri günden bu yana Adalar'ın tarihi, kültürel ve doğal dokusunu korumak adına çok güçlü, şeffaf bir duruş sergilemişlerdir. Adalar'ın yeşilini ve mavisini koruyan, kaçak yapılaşmaya karşı tavizsiz mücadele eden bir belediye yönetiminin, tam da bu koruma refleksleri yüzünden hedef alınmış olabileceği ihtimali gözden kaçırılmamalıdır.
Seçmen İradesine ve Kurumsal Kimliğe Saygı
Belediye yönetiminin tepe kadrosunun bu iddialar üzerinden bütünüyle hedef tahtasına konulması, yalnızca şahısları değil, doğrudan Adalar halkının sandığa yansıyan hür iradesini ve belediyenin kurumsal saygınlığını zedelemektedir. Demokratik bir hukuk devletinde yargısal mekanizmalar, yerel yönetimlerin elini kolunu bağlamak ya da onları kamuoyu nezdinde peşinen mahkum etmek amacıyla bir araç olarak kullanılmamalıdır.
Şafak operasyonları ve gözaltı kararları gibi kamuoyunda büyük yankı uyandıran yöntemlerin, henüz delillerin ve iddiaların doğruluğu kesinleşmeden uygulanması, ne yazık ki adalete olan güveni sarstığı gibi siyasi bir kuşatma algısını da beslemektedir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir