Boğaz Köprüsü’nün Işığında İstanbul’u Düşlemek
Geceleyin Boğaz Köprüsü’nün hemen yanında, sandalyeme oturmuş, İstanbul’un ışıklarıyla baş başa kalmıştım. Şehrin büyüsü gözlerimin önünde uzanırken, bir yandan hayran kalıyor, bir yandan da içimde sessiz bir serzeniş büyüyordu.
İstanbul… Ne kadar güzel, ne kadar eşsiz! Ama bu güzelliğin içinde kaybolmuş gibi hissetmek de bazen kaçınılmaz. Köprünün ışıkları suya yansırken, bir yandan şehrin karmaşası, gürültüsü ve hızlı yaşamı insanın ruhuna dokunuyor. Yine de tüm bunlar, İstanbul’un büyüsünü daha da özel kılıyor; her köşesi, her ışığıyla kendi hikâyesini anlatıyor.
Bazen insan, bu muazzam şehirde yalnız hissediyor. Yüksek binaların arasından süzülen ışıklar, vapur sesleri ve Boğaz’ın hafif esintisi… Hepsi büyüleyici, ama bir yandan da insanı düşündürüyor. İstanbul’un kalbinde, bu kadar güzelliğe rağmen bazen yalnız kalmak mümkün mü, diye soruyor insan kendine.
Bu anı ölümsüzleştirme...